BLOG

Çin’in ABD alım taahhüdü küresel tahıl ticaretinde dengeleri değiştirebilir

04 Haziran 20265 dk okuma

Çin’in ABD’den soya fasulyesine ek olarak yılda en az 17 milyar dolarlık tarım ürünü satın alma taahhüdü, küresel tahıl ve yağlı tohum ticaretinde yeni bir yön değişikliğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Analistlere göre bu hedefin tutturulması, Çin’in buğday, yemlik tahıllar, sorgum ve et ürünleri gibi kalemlerde ABD alımlarını artırmasını gerektirecek. Ancak bu artışın Brezilya, Avustralya, Kanada, Fransa ve Arjantin gibi mevcut tedarikçilerin pazar payı üzerinde baskı yaratması bekleniyor.

Dünyanın en büyük tarım ürünleri ithalatçısı olan Çin’in ABD ile vardığı yeni tarım ticareti mutabakatı, küresel emtia piyasalarında dikkatle izleniyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 14 Mayıs’ta Pekin’de yaptığı zirvenin ardından duyurulan mutabakat kapsamında Çin, 2026-2028 döneminde, soya fasulyesi alımlarına ek olarak ABD’den yılda en az 17 milyar dolarlık tarım ürünü satın almayı taahhüt etti.

Yeni taahhüt, Çin’in ABD’den tarım ürünleri ithalatını yeniden güçlü biçimde artırma potansiyeli taşıyor. Reuters’ta yer alan bir analize göre soya dışındaki 17 milyar dolarlık yıllık alım hedefi, mevcut soya taahhütleriyle birlikte Çin’in ABD’den toplam tarım ürünü ithalatını yıllık 28-30 milyar dolar aralığına taşıyabilir. Bu seviye, 2022’deki 38 milyar dolarlık zirvenin altında kalmakla birlikte, geçen yılki 8 milyar dolarlık seviyenin oldukça üzerinde.

ÇİN’İN ABD’DEN ALIMLARI, RAKİP TEDARİKÇİLERİ ZORLAYABİLİR

Anlaşmanın küresel tahıl ticareti açısından en kritik sonucu, Çin’in alımlarını mevcut tedarikçilerden ABD’ye doğru kaydırma ihtimali. Bu durum en çok Brezilya, Avustralya, Kanada, Fransa ve Arjantin gibi tedarikçileri ilgilendiriyor. Brezilya, 2025 yılında Çin’in soya fasulyesi ithalatında yüzde 73,6 pazar payıyla açık ara en büyük tedarikçi konumundaydı. Aynı zamanda Çin’in önde gelen mısır tedarikçilerinden biri haline geldi. Çin’in geçen yıl Brezilya’dan DDGS ithalatına onay vermesi de bu ülkenin yem hammaddeleri tarafındaki konumunu güçlendirmişti.

Avustralya ise Çin’in 2023’te en büyük buğday, 2025’te ise önde gelen sorgum tedarikçilerinden biri oldu. ABD buğdayı ve sorgumunun Çin pazarında yeniden ağırlık kazanması halinde Avustralya’nın bu ürünlerde talep kaybı yaşaması mümkün görünüyor. Arpa ithalatı da baskı altında kalabilir. Ayrıca ABD sığır eti alımlarındaki artış, Avustralya’nın Çin’e yönelik premium et ihracatını sınırlayabilir.


SOYA FASULYESİNDE ABD İÇİN YENİ SEZON FIRSATI

Çin’in ekim ayından itibaren yeni mahsul ABD soya fasulyesi alımlarına başlaması bekleniyor. Kuzey Amerika soya fasulyesi fiyatları Brezilya’ya karşı rekabetçi seviyelerde bulunuyor. Çin’de faaliyet gösteren bir uluslararası ticaret şirketinin yağlı tohum tüccarı, Reuters’a yaptığı değerlendirmede 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alımının sorun oluşturmayacağını, fiyatların cazip olduğunu ve alımların hem kırma hem de stoklama amacıyla yapılabileceğini belirtti.

Bununla birlikte Çin’in ABD soya fasulyesine bağımlılığı son yıllarda belirgin biçimde azaldı. ABD soya fasulyesinin Çin ithalatındaki payı 2016’da yüzde 41 seviyesindeyken, 2024’te yaklaşık beşte bir seviyesine geriledi. Bu boşluğu büyük ölçüde Brezilya doldurdu. Yeni anlaşma, ABD’nin Çin soya pazarında yeniden güç kazanma fırsatı sunsa da Brezilya’nın son yıllarda elde ettiği yapısal avantajı kısa sürede tamamen tersine çevirmesi kolay görünmüyor.

BUĞDAY VE MISIRDA KOTALAR BELİRLEYİCİ OLACAK

Çin’in ABD’den buğday ve mısır alımlarında devlet şirketlerinin belirleyici rol oynaması bekleniyor. Bunun temel nedeni, düşük tarifeli ithalat kotalarının büyük ölçüde devlet alıcılarına tahsis edilmesi.

Çin’in buğdayda 9,64 milyon ton, mısırda ise 7,2 milyon tonluk düşük tarifeli ithalat kotası bulunuyor. Bu kota kapsamındaki ithalatta gümrük vergisi yüzde 1 seviyesinde uygulanırken, kota dışı alımlarda vergi oranı yüzde 65’e çıkıyor. Bu nedenle ABD menşeli buğday ve mısırın Çin pazarında ne ölçüde yer bulacağı, yalnızca fiyat rekabetçiliğine değil, kota kullanımına ve devlet alıcılarının yönlendirmesine de bağlı olacak.

Çin’in ABD’den mısır alımı 2025’te keskin biçimde geriledi. Çin gümrük verilerine göre ABD’den mısır ithalatı 2024’te 561,5 milyon dolar seviyesindeyken, 2025’te yalnızca 5 milyon dolara düştü. Buğday ithalatı da 2024’te 1,9 milyon ton ve 600 milyon dolar seviyesindeyken, 2025’te neredeyse sıfırlandı. Yeni anlaşma, bu düşük baz nedeniyle ABD için belirgin bir toparlanma alanı yaratabilir.


SORGUM VE DDGS YEM HAMMADDESİ TİCARETİNDE ÖNE ÇIKIYOR

Çin’in yemlik tahıl alımlarını artırması beklenen başlıklardan biri de sorgum. 2025 yılında kuzey bölgelerinde yaşanan şiddetli yağışların yerel ürünlere zarar vermesi, Çin’in yem hammaddesi ihtiyacını artırdı. Bu kapsamda Pekin, kasım ayından bu yana iç piyasadaki mısır açığını telafi etmek için ABD’den en az 2,5 milyon ton sorgum satın aldı.

Sorgumun buğday ve mısırdan farklı olarak ithalat kotasına tabi olmaması, bu ürünü Çin’in ABD’den alım taahhütlerini yerine getirmesinde daha esnek bir araç haline getiriyor. Buna karşılık DDGS tarafında daha büyük alımlar için Çin’in 2017’den bu yana yürürlükte bulunan anti-damping ve telafi edici vergi uygulamalarını kaldırması ya da gevşetmesi gerekiyor.

Yem sektörü açısından bakıldığında, Çin’in ABD’den sorgum ve potansiyel olarak DDGS alımlarını artırması, küresel yem hammaddesi akışlarında yeni rekabet dengeleri oluşturabilir. Bu gelişme, Brezilya, Arjantin ve diğer yem hammaddesi tedarikçileri açısından yakından izlenecek.

ET VE TARİFE DIŞI ENGELLERDE YUMUŞAMA SİNYALİ

Anlaşmanın yalnızca tahıl ve yağlı tohumlarla sınırlı kalmadığı görülüyor. Çin, ABD sığır eti ve kanatlı ürünleri ithalatında yaşanan sorunların çözümü için de adım atabileceğini bildirdi. ABD açısından Çin pazarı, tavuk ayağı ve sakatat gibi iç pazarda sınırlı talep gören ürünler için önemli bir ihracat alanı niteliği taşıyor.

Pekin’in, kayıt süresi dolduğu için büyük ölçüde Çin pazarının dışında kalan 425 ABD sığır eti tesisine beş yıllık kayıt uzatması vermesi ve 77 yeni ABD tesisine beş yıllık onay sağlaması, et ticaretinde hareketliliğin artabileceğine işaret ediyor. Ancak Çin’in yerli sektörü korumak amacıyla geçen aralık ayında uygulamaya aldığı sığır eti ithalat kota sistemi ve kota üstü ithalatta yüzde 55 vergi uygulaması, bu alandaki büyümeyi sınırlayabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Çin’in ABD’den tarım ürünü alım taahhüdü yalnızca gıda ürünlerini kapsamıyor. Pamuk ve kereste gibi gıda dışı tarımsal ürünler de alım sepetine girebilir. Çin’in ABD’den pamuk ithalatı 2024’te 1,85 milyar dolar seviyesindeyken, geçen yıl 225,7 milyon dolara kadar geriledi. Bu nedenle pamuk tarafında da düşük baz etkisiyle yeni alımlar için alan bulunuyor.

Haberler Kategorisindeki Yazılar
27 Nisan 20231 dk okuma

Hububatta gümrük vergisi tekrar yüzde 130’a çıkıyor

02 Nisan 20191 dk okuma

Pipeline Foods, SunOpta’nın organik mısır ve soya işletmesini satın aldı

Sadece organik, GDO’suz ve yenilenebilir gıda ile yem üzerinde yoğunlaşan ABD merkezli ilk tedarik ...

29 Temmuz 20201 dk okuma

Beşler Un, TSE COVID-19 Güvenli Üretim belgesi aldı

Üretimin her aşamasında uluslararası standartları sağladığını belgeleyen ISO 9001:2015 Kalite Yön...